٢
هُوَ الَّذى خَلَقَكُمْ مِنْ طينٍ ثُمَّ قَضى اَجَلًا وَاَجَلٌ مُسَمًّى عِنْدَهُ ثُمَّ اَنْتُمْ تَمْتَرُونَ
(2) hüvellezi halekaküm min tiynin sümme kada ecela ve ecelüm müsemmen indehu sümme entüm temterun
o ki sizi çamurdan yarattı sonra size ecel tayin etti ve onun katında ismi konmuş, ecel (var) sonra siz (bundan) şüphe içindesiniz
| 1. | huve ellezî | : O’dur, O ki |
| 2. | halaka-kum | : sizi yarattı |
| 3. | min tînin | : (özel bir) topraktan |
| 4. | summe | : sonra |
| 5. | kadâ | : takdir etti |
| 6. | ecelen | : bir ecel, zaman dilimi, vade |
| 7. | ve ecelun | : ve ecel |
| 8. | musemmen | : isimlendirilmiş, belirlenmiş |
| 9. | ınde-hu | : O’nun katında, yanında |
| 10. | summe | : sonra |
| 11. | entum | : siz |
| 12. | temterûne | : şüphe ediyorsunuz |
هُوَ O’durالَّذِي خَلَقَكُمْ sizi yaratanمِنْ طِينٍ çamurdanثُمَّsonraقَضَى belirleyenأَجَلًا bir ecelوَأَجَلٌ bir ecel daha vardırمُسَمًّى belirliعِنْدَهُ O’nun katındaثُمَّ sonraأَنْتُمْ sizتَمْتَرُونَ yine de şüphe edersiniz>






