٥
فَقَدْ كَذَّبُوا بِالْحَقِّ لَمَّا جَاءَهُمْ فَسَوْفَ يَاْتيهِمْ اَنْبؤُا مَا كَانُوا بِه يَسْتَهْزِؤُنَ
(5) fe kad kezzebu bil hakki lemma caehüm fe sevfe ye’tihim enbaü ma kanu bihi yestehziun
işte hak kendilerine geldiği zamanda yalanladılar yakında onlara gelecektir alay ettikleri o şeyin haberleri
| 1. | fe kad kezzebû | : böylece yalanlamışlardı |
| 2. | bi el hakkı | : hakkı, gerçeği |
| 3. | lemmâ câe-hum | : onlara geldiği zaman |
| 4. | fe sevfe | : artık, fakat pek yakında |
| 5. | ye’tî-him | : onlara gelecek |
| 6. | enbâû | : haberler |
| 7. | mâ | : şey(ler) |
| 8. | kânû | : oldular |
| 9. | bi-hî | : onunla |
| 10. | yestehziûne | : alay ediyorlar |
فَقَدْ elbetteكَذَّبُوا yalanladılarبِالْحَقِّ hakلَمَّا جَاءَهُمْ onlar kendilerine geldiğindeفَسَوْفَ يَأْتِيهِمْ fakat yakında gelecektirأَنْبَاءُhaberleriمَا كَانُوا بِهِ يَسْتَهْزِئُون onlara alaya aldıkları şeyin






