2

٢

مَا يَاْتيهِمْ مِنْ ذِكْرٍ مِنْ رَبِّهِمْ مُحْدَثٍ اِلَّا اسْتَمَعُوهُ وَهُمْ يَلْعَبُونَ

(2) ma ye’tihim min zikrim mir rabbihim muhdesin illestemeu hü ve hüm yel’abun
onlara gelen Rablerinden her nasihati (ve) hatırlatmayı kulak arkası dinliyorlar onlar onu oyuna alarak

1. mâ ye’tî-him : onlara gelmedi (ki)
2. min zikrin : zikirden, zikir, uyarı, ihtar
3. min rabbi-him : Rab’lerinden
4. muhdesin : yeni
5. illestemeûhu (illâ istemeû-hu) : den başka, ancak, sadece onu dinlediler
6. ve hum : ve onlar
7. yel’abûne : oynuyorlar (alay ediyorlar)