39

٣٩

لَوْ يَعْلَمُ الَّذينَ كَفَرُوا حينَ لَا يَكُفُّونَ عَنْ وُجُوهِهِمُ النَّارَ وَلَا عَنْ ظُهُورِهِمْ وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَ

(39) lev ya’lemüllezine keferu hiyne la yeküffune av vücuhihimün nara ve la an zuhurihim ve la hüm yünsarun
kâfirler (o günün) zamanını bilselerdi kaldıramayacaklarını o ateşi yüzlerinden ve arkalarından da ve onlar yardım da göremeyeceklerini (bilselerdi)

1. lev : eğer, ise
2. ya’lemu ellezîne : o kimseler bilselerdi
3. keferû : inkâr ettiler
4. hîne : (belli bir) zaman
5. lâ yekuffûne
(keffe)
: gidermez, zararını önlemez, men etmez
: (men etti, önledi, tehlikeyi giderdi)
6. an vucûhi-him : onların yüzlerinden
7. en nâre : ateş
8. ve lâ an zuhûri-him : ve onların sırtlarından olmaz
9. ve lâ hum yunsarûne : ve onlar yardım olunmazlar