٨
وَمَا جَعَلْنَاهُمْ جَسَدًا لَايَاْكُلُونَ الطَّعَامَ وَمَا كَانُوا خَالِدينَ
(8) ve ma cealnahüm cesedel la ye’külunet taame ve ma kanu halidin
biz onları yapmadık taam yemez cesetler (dünyada) ebedi kalıcılar değillerdi
| 1. | ve mâ cealnâ-hum | : ve biz onları kılmadık |
| 2. | ceseden | : bir ceset, beden |
| 3. | lâ ye’kulûne | : yemezler |
| 4. | et taâme | : yemek |
| 5. | ve mâ kânû | : ve olmadılar, değildirler |
| 6. | hâlidîne | : halidin, ebedî |






