99

٩٩

لَوْ كَانَ هؤُلَاءِ الِهَةً ماَ وَرَدُوهَا وَكُلٌّ فيهَا خَالِدُونَ

(99) lev kane haülai alihetem ma veraduha ve küllün fiha halidun
eğer onlar ilah olsalardı oraya girmezlerdi ve hepsi orada ebedi olarak kalacaklardır

1. lev : eğer, şâyet
2. kâne : oldu
3. hâulâi : bunlar (onlar)
4. âliheten : ilâhlar
5. mâ veradû-hâ : ona girmediler
6. ve kullun : ve tümü, hepsi
7. fî-hâ : onun içinde, orada
8. hâlidûne : ebediyyen kalacak olanlardır


SEBEB-İ NÜZUL

İbn Ebî Hatim’in İbn Abbâs’tan rivayetine göre o şöyle anlatıyor: “Hiç şüphesiz siz ve Allah dışında tapındıklarınız cehennem odunusunuz. Hepiniz ona varacaksınız.” âyet-i kerimesi nazil olunca müşrikler: “Allah’ın dışında me­lekler, Uzeyr ve İsa’ya da tapınılıyor. Onlar da cehennemdeler mi?” dediler de bunun üzerine “Şayet bunlar tanrılar olsaydı oraya girmezlerdi ve hepsi orada temelli kalacaklardır.” âyet-i kerimesi nazil oldu.

Ebu Davud’un Kitâbu’n-Nâsih’inde, İbnul-Münzir, İbn Merdûye ve Taberânî’nin İbn Abbâs’tan rivayetlerine göre o şöyle anlatıyor: “Hiç şüphesiz siz ve Allah dışında tapındıklarınız cehennem odunusunuz.” âyet-i kerimesi na­zil olunca bu, müşriklerin çok ağırına gitti ve: “Yani bizim ilâhlarımıza mı sö­vüyorsun?” dediler. İbnu’z-Ziba’râ: “Sizin yerinize onunla ben konuşayım, gö­receksiniz onu nasıl mat edeceğim!” Çağırın onu bana.” dedi. Hz. Peygamber (sa)’i çağırdılar, geldi. İbnu’z-Ziba’râ: “Ey Muhammed bu söylediklerin sadece bizim tanrılarımızla mı ilgili, yoksa Allah dışında bütün tapınılan şeyler hakkın­da da geçerli mi?” diye sordu. Hz. Peygamber (sa): “Bilâkis Allah dışında bütün tapınılanlar hakkındadır.” buyurdu. Bunun üzerine İbnu’z-Ziba’râ: “Şu Ka’be’nin Rabbi aşkına, işte şimdi seni mat ettim; sen iddia etmiyor musun ki İsa salih bir kuldur, Uzeyr salih bir kuldur ve melekler salihlerdir? İşte şu yahudiler Uzeyr’e, şu hristiyanlar İsa’ya ve şu Müleyh oğulları (Huzâa kabilesi­nin bir koludur) meleklere tapınmaktadırlar?” dedi ve onun bu cevabına Mekke müşrikleri sevindiler. Hz. Peygamber (sa): “Hayır, tam ak­sine onlar İsa’ya, Uzeyr’e ve meleklere değil olsa olsa şeytanlara tapınmaktalar.” buyurdu ve “Şüphesiz ki daha önce Bizden kendilerine en güzelin va’di geçmiş olanlar; bunlar oradan uzaklaştırılmışlardır…” âyet-i kerimesi nazil oldu.

Bu hadisenin biraz sonra geleceği üzere “Şüphesiz ki daha önce Bizden kendilerine en güzelin va’di geçmiş olanlar; bunlar oradan uzaklaştırılmışlar­dır.” âyetinin nüzul sebebi olduğu da rivayet edilmiştir ki herhalde 98-102 âyet­lerin hepsi bu hadise üzerine inmiş olmalıdır