9

    Nüzul SırasıCüzSayfaSure
    88 9177Enfal(8)

٩

اِذْ تَسْتَغيثُونَ رَبَّكُمْ فَاسْتَجَابَ لَكُمْ اَنّى مُمِدُّكُمْ بِاَلْفٍ مِنَ الْمَلءِكَةِ مُرْدِفينَ

(9) iz testeğiysune rabbeküm festecabe leküm enni mümiddüküm bi elfim minel melaiketi mürdifin

o zaman imdat istiyorsunuz Rabbinizden hemen icabet etti size şüphesiz ben sizi teyit ediciyim arka arkaya inen bin melekle

1. iz testegîsûne : yardım istediğiniz zaman
2. rabbe-kum : Rabbiniz
3. fe istecâbe : o zaman icabet etti
4. lekum : size
5. ennî : muhakkak ki ben
6. mumiddu-kum : size yardım eden
7. bi elfin : bin (tane) ile
8. min el melâiketi : meleklerden
9. murdifîne : birbirini izleyen

وَلَا تَكُونُوا olmayınكَالَّذِينَ gibiقَالُوا diyenlerسَمِعْنَا işittikوَهُمْ لَا يَسْمَعُونَ dinlemedikleri halde


SEBEB-İ NÜZUL

İbn Abbâs ve Hz. Ömer rivayet ediyorlar; Hz. Ömer şöyle anlatıyor: Bedr Gazvesi günü Rasûlullah (sa) müşriklere baktı; onlar bin kişiydiler, ashabı ise üçyüz on küsur kişiden ibaretti. Allah’ın peygamberi kıbleye döndü, ellerini göğe uzattı ve Rabbına seslenmeye, dua etmeye başladı: “Ey Allahım, bana olan va’dini yerine getir, ey Allahım, bana va’dettiğini ver. Ey Allahım, bu küçücük müslüman topluluğu helak olursa yeryüzünde sana ibadet eden kalmıyacak (sa­na yeryüzünde bir daha ibadet edilmiyecek.)” Ellerini göğe uzatmış, kıbleye dönmüş halde o kadar dua etti ki ridâsı omuzlarından düştü. O sırada Ebu Bekr yanına geldi, ridâsmı aldı, omuzlarına koydu, onu arkasından kucakladı ve: “Ey Allah’ın peygamberi! Anam babam sana feda olsun! Rabbına münâcâtın, ya­karman artık yeter; hiç şüphen olmasın, O sana va’dini mutlaka yerine getire­cektir.” dedi ve bunun üzerine Allah Tealâ: “Hatırlayın o zamanı ki siz, Rabbınızdan imdad istiyordunuz da “Birbiri ardına bin melekle size imdad ede­rim.” diyerek duanıza icabet etmişti.” âyet-i kerimesini indirdi. Tirmizî bu hadi­sin hasen, Sahih, ğarîb Olduğunu da kaydetmiştir. Taberî’nin Ebu Sâlih’ten rivayetle tahricinde ise Hz. Peygamber (sa)’e “Ey Allah’ın peygamberi! Rabbına münâcâtın, yakarman artık yeter; hiç şüphen olmasın, O sana va’dini mutlaka yerine getirecektir.” diyen Hz. Ebu Bekr değil, Hz. Ömer’dir