٦٩
يُضَاعَفْ لَهُ الْعَذَابُ يَوْمَ الْقِيمَةِ وَيَخْلُدْ فيه مُهَانًا
(69) yüdaaf lehül azabü yevmel kiyameti ve yahlüd fihi mühana
Onun azabı katlanır kıyamet günü sürekli orada kalır aşağılanmış olarak
| 1. | yudâaf | : kat kat artar |
| 2. | lehu | : onun |
| 3. | el azâbu | : azap |
| 4. | yevme el kıyâmeti | : kıyâmet günü |
| 5. | ve yahlud | : ve halid olur, daimî kalır, ebediyyen kalır |
| 6. | fî-hi | : orada |
| 7. | muhânen | : alçaltılmış olarak |






