5

    Nüzul SırasıCüzSayfaSure
    103 17331 Hacc(22)

٥

يَا اَيُّهَا النَّاسُ اِنْ كُنْتُمْ فى رَيْبٍ مِنَ الْبَعْثِ فَاِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ مِنْ مُضْغَةٍ مُخَلَّقَةٍ وَغَيْرِ مُخَلَّقَةٍ لِنُبَيِّنَ لَكُمْ وَنُقِرُّ فِى الْاَرْحَامِ مَا نَشَاءُ اِلى اَجَلٍ مُسَمًّى ثُمَّ نُخْرِجُكُمْ طِفْلًا ثُمَّ لِتَبْلُغُوا اَشُدَّكُمْ وَمِنْكُمْ مَنْ يُتَوَفّى وَمِنْكُمْ مَنْ يُرَدُّ اِلى اَرْذَلِ الْعُمُرِ لِكَيْلَا يَعْلَمَ مِنْ بَعْدِ عِلْمٍ شَيًْا وَتَرَى الْاَرْضَ هَامِدَةً فَاِذَا اَنْزَلْنَا عَلَيْهَا الْمَاءَ اهْتَزَّتْ وَرَبَتْ وَاَنْبَتَتْ مِنْ كُلِّ زَوْجٍ بَهيجٍ

(5) ya eyyühen nasü in küntüm fi raybim minel ba’si fe inna halaknaküm min türabin sümme min nutfetin sümme min alekatin sümme mim mudğatim muhallekativ ve ğayri muhallekatil li nübeyyine leküm ve nükirru fil erhami ma neşaü ila ecelim müsemmen sümme nuhricü küm tiflen sümme li teblüğu eşüddeküm ve minküm mey yüteveffa ve minküm mey yuraddu ila erzelil umüri li keyla ya’leme mim ba’di ilmin şey’a ve teral erda hamideten fe iza enzelna aleyhel maeh tezzet ve rabet ve embetet min külli zevcim behic
Ey insanlar! eğer şüphe içindeyseniz (tekrar) dirilmekten şüphe yok ki biz sizi topraktan yarattık sonra bir meniden sonra bir kan pıhtısından sonra bir et parçasından şekli belli onun eşi olan belirsiz (bir et parçasından) sizin için açıklıyoruz rahimler de bulunduruyoruz da dilediğimizi belirlenmiş bir süreye kadar sonra çıkarıyoruz sizi bir bebek olarak sonra eriştiriliyorsunuz siz buluğ çağına ve sizden bazılarının ruhlarını alıp öldürüyoruz sizden bazıları da ulaştırılıyor ömrün ihtiyarlık dönemine bilmemesi için ilimden sonra bir şey arzı kupkuru bir halde görürsün ama biz indirdiğimiz zaman onun üzerine su harekete geçer toprak kapanır nebatlar bitirir her dilber çiftten

1. yâ eyyuhâ en nâsu : ey insanlar
2. in kuntum : eğer siz iseniz
3. : içinde
4. raybin : şüphe
5. min el ba’si : beas edilmekten, tekrar diriltilmekten
6. fe : o zaman, oysa
7. innâ : şüphesiz biz
8. halaknâ-kum : sizi biz yarattık
9. min turâbin : topraktan
10. summe : sonra
11. min nutfetin : nutfeden, bir damla sudan
12. summe : sonra
13. min alakatin : alakadan (bir noktadan asılı duran şeyden), (rahim cidarına bir noktadan asılı duran embriyo)
14. summe : sonra
15. min mudgatin : bir çiğnemlik et görüntüsündeki ceninden
16. muhallekatin : halkedilmiş, yaradılışı şekillendirilmiş
17. ve gayri muhallekatin : ve yaradılışı tamamlanmamış, şekillendirilmemiş
18. li nubeyyine : beyan etmemiz için, beyan edelim diye
19. lekum : size
20. ve nukırru(karre)

(ekarri)

: ve durdururuz, tutarız: (yerleşti, karar kıldı, durdu)

: (ikrar ettirdi, durdurdu)

21. fî el erhâmi : rahîmlerde
22. mâ neşâu : dilediğimiz şeyi
23. ilâ ecelin : bir süreye kadar
24. musemmen : belirlenmiş (isimlendirilmiş)
25. summe : sonra
26. nuhricu-kum : sizi çıkarırız
27. tıflen : çocuk (bebek) olarak
28. summe : sonra
29. li teblugû : erişmeniz (ulaşmanız) için
30. eşudde-kum : sizin en kuvvetli (erginlik) çağınız
31. ve min-kum men : ve sizden bir kısmınız
32. yuteveffâ : vefat ettirilir
33. ve min-kum men : ve sizden bir kısmınız
34. yuraddu : geri döndürülür
35. ilâ erzeli el umuri : ömrünün en rezil çağına, ihtiyarlık çağına
36. li keylâ ya’leme : bilmemesi için
37. min ba’di ilmin : ilimden sonra
38. şey’an : bir şey
39. ve terâ el arda : ve arzı (yeryüzünü) görürsün
40. hâmideten : kurumuş olarak
41. fe : böylece, fakat
42. izâ : olduğu zaman
43. enzelnâ : indirdik
44. aleyhâ : onun üzerine, ona
45. el mâe : su
46. ihtezzet : hareketlendi
47. ve rabet : ve kabardı (hacmi arttı)
48. ve enbetet : ve (bitki) yetiştirdi
49. min kulli : hepsinden (bütün çeşitlerden)
50. zevcin : çift
51. behîcin : güzel