بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحيمِ
١
سَبَّحَ لِلّهِ مَا فِى السَّموَاتِ وَالْاَرْضِ وَهُوَ الْعَزيزُ الْحَكيمُ
(1) sebbeha lillahi ma fissemavati vel ardı ve huvel’aziyzul hakiymu
Allah’ı tespih etmektedir semalarda ve yerde ne varsa O, Güçlü (ve) Hikmet sahibidir
| 1. | sebbeha | : tesbih etti |
| 2. | li allâhi | : Allah’ı |
| 3. | mâ | : şey |
| 4. | fî es semâvâti | : semalarda, göklerde |
| 5. | ve el ardı | : ve arz, yer |
| 6. | ve | : ve |
| 7. | huve | : o |
| 8. | el azîzu | : azîz, üstün ve güçlü |
| 9. | el hakîmu | : hakîm olan, hüküm ve hikmet sahibi |
SEBEB-İ NÜZUL
İbnu’s-Sâib ise sûrenin Mekkî olduğunu söylemişse de Avfî’nin İbn Abbâs’tan rivayetinde ve el-Hasen, Mücâhid, İkrime, Câbir ibn Zeyd, Katâde ve Mukâtil kavlinde Medine’de ve Zilzâl Sûresinden sonra nazil olmuştur.
İbn Atiyye der ki: Bu sûrenin içinde medenî âyetler olduğunda şüphe yoktur. Fakat baş kısmı mekkî olmaya daha çok benzemektedir. Bezzâr’ın Müsned’inde, Taberânî’nin ve İbn Merdûye’nin, Hilye’de Ebu Nuaym’ın Beyhakî ve İbn Asâkir’in Hz. Ömer’den naklen tahric etmiş oldukları bir haber de bu görüşü destekler mahiyettedir. Bu habere göre Hz. Ömer, müslüman olmadan önce kız kardeşinin yanına girdiğinde ortada bir sayfa görmüş. Sayfada Hadîd Sûresini baş kısmı varmış, alıp okumuş ve “Allah’a ve Rasûlü’ne iman edin ve sizi halifeler kıldığı şeylerden de infak edin”e ulaşınca iman etmiş. Ancak meşhur olan onun, Tâhâ Sûresinin yazılı olduğu sayfayı okuyup müslüman olduğudur.
Hz. Peygamber (sa)’den merfû olarak rivayet edilen: “Salı günü hacamat olmayınız. Şüphesiz ki Hadîd Sûresi bana Salı günü indirildi.” hadisinin delâleti üzere Sûre salı günü nazil olmuştur






