2

    Nüzul SırasıCüzSayfaSure
    101 28544Haşr(59)

٢

هُوَ الَّذى اَخْرَجَ الَّذينَ كَفَرُوا مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ مِنْ دِيَارِهِمْ لِاَوَّلِ الْحَشْرِ مَاظَنَنْتُمْ اَنْ يَخْرُجُوا وَظَنُّوا اَنَّهُمْ مَانِعَتُهُمْ حُصُونُهُمْ مِنَ اللّهِ فَاَتيهُمُ اللّهُ مِنْ حَيْثُ لَمْ يَحْتَسِبُوا وَقَذَفَ فى قُلُوبِهِمُ الرُّعْبَ يُخْرِبُونَ بُيُوتَهُمْ بِاَيْديهِمْ وَاَيْدِى الْمُؤْمِنينَ فَاعْتَبِرُوا يَا اُولِى الْاَبْصَارِ

(2) huvelleziy ahrecelleziyne keferu min ehlilkitabi min diyarihim lievvelil haşri ma zanantum en yahrucu ve zannu ennehum mani’atuhum husunuhum minellahi feetahumullahu min haysu lem yahtesibu ve kazefe fi kulubihimurru’be yuhribune buyutehum bieydihim ve eydilmu’minine fa’tebiru ya ulil’ebsari
Ehli kitaptan küfredenleri ilk sürgünde yurtlarından çıkaran o’dur siz (onların kalelerinden) çıkacaklarını zannetmemiştiniz onlar da kalelerinin Allah (tarafından) kendilerini koruyacağını sanmışlar fakat Allah onları hesap etmedikleri yerden bastırıverdi ve kalplerine korku düşürdü (öyle ki) evlerini hem kendi elleri ile, (hem de) mü’minlerin elleri ile harap ediyorlardı artık ibret alın ey akıl sahipleri!

1. huve : o
2. ellezî ahrece : çıkaran
3. ellezîne keferû : inkâr edenler
4. min ehli el kitâbi : kitap ehlinden
5. min diyâri-him : diyarlarından, yurtlarından
6. li : için
7. evveli : evvel, ilk, ilk defa
8. el haşri : toplama, sürgün etme
9. mâ zanentum : siz zannetmediniz
10. en yahrucû : onların çıkmaları
11. ve zannû : ve zannettiler, sandılar
12. enne-hum : onların ….. olduğu
13. mâniatu-hum : onların manisi, engeli, koruyucusu
14. husûnu-hum : onların kaleleri
15. min allâhi : Allah’tan
16. fe : artık, sonra, böylece, oysa
17. etâ-hum(u) : onlara geldi
18. allâhu : Allah
19. min haysu : yerden
20. lem yahtesibû : hesaba katmadılar
21. ve kazefe : ve attı, verdi
22. fî kulûbi-him(u) : kalplerinin içine, kalplerine
23. er ru’be : korku
24. yuhribûne : tahrip ediyorlar
25. buyûte-hum : onların evleri, kendi evleri
26. bi eydî-him : kendi elleri ile
27. ve eydî : ve eller
28. el mû’minîne : mü’minler
29. fe : artık, sonra, böylece, oysa
30. i’tebirû : ibret alın, ders alın
31. : ey
32. ulî el ebsâri : basiret sahipleri

هُوَ O’durالَّذِي أَخْرَجَçıkaranالَّذِينَ كَفَرُواküfürde ısrar edenleriمِنْ أَهْلِehlindenالْكِتَابِkitapمِنْ دِيَارِهِمْyurtlarındanلِأَوَّلِ ilkالْحَشْرِtoplu sürgündeمَا ظَنَنْتُمْsiz düşünmemiştinizأَنْ يَخْرُجُواonların çıkacaklarınıوَظَنُّوا düşünmüşlerdiأَنَّهُمْ onlar daمَانِعَتُهُمْkendilerini koruyacağınıحُصُونُهُمْkalelerininمِنْ اللَّهِAllah’tanفَأَتَاهُمْonlara geldiاللَّهُ Allahمِنْ حَيْثُbir yerdenلَمْ يَحْتَسِبُواhesaba katmadıklarıوَقَذَفَ ve saldıفِي قُلُوبِهِمْkalplerineالرُّعْبَ korkuيُخْرِبُونَtahrip ediyorlardıبُيُوتَهُمْevleriniبِأَيْدِيهِمْkendi elleriyleوَأَيْدِي ve elleriyleالْمُؤْمِنِينَmü’minlerinفَاعْتَبِرُواibret alınيَاأُولِيey sahipleriالْأَبْصَارِbasiret