29

    Nüzul SırasıCüzSayfaSure
    54 14262Hicr(15)

٢٩

فَاِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ فيهِ مِنْ رُوحى فَقَعُوا لَهُ سَاجِدينَ

(29) fe iza sevveytühu ve nefahtü fihi mir ruhiy fekau lehu sacidin
onu elverişli duruma (getirdiğim) zaman ve ona üfürdüğüm de kendi ruhumdan hemen ona secde edenlerden olun

1. fe : artık
2. izâ : olduğu zaman
3. sevveytu-hu : onu sevva ettim, dizayn ettim
4. ve nefah-tu : ve üfledim
5. fî-hi : onun içine
6. min rûhî : ruhumdan
7. fe : hemen
8. kaû : yere kapanın (düşün)
9. lehu : ona, onun için
10. sâcidîne : secde edenler


SEBEB-İ NÜZUL

Atâ ibn Yesâr’dan rivayete göre bu âyet-i kerimeler, Bedr Gazvesi günü ölen Mekke müşriklerinin ileri gelenleri hakkında nazil olmuştur.  Bu kavil Hz. Ali ve İbn Abbâs’taıı da rivayet edilmiştir.

Hz. Ömer’den gelen bir rivayet olayı biraz daha hususileştirir. Hz. Ömer demiş ki: Onlar (Kureyş’den) iki günahkâr grup olup Muğîra oğulları ve Ümeyye oğullarıdır. Bunlardan Muğîra oğullarından Bedr günü kurtuldunuz, Ümeyye oğullarına ise bir süreye kadar mühlet verilmiştir.

İbn Abbâs’tan gelen başka bir rivayette de İbn Abbâs, Hz. Ömer’e bu âyeti sorduğunda o: “Onlar Kureyş’ten iki günahkâr gruptur ki birisi benim dayılarım, diğeri de senin amcalarındır. Allah Tealâ onlardan benim dayılarım olanının kökünü Bedr’de kazıdı ve hepsini helak etti. Senin amcaların olan gruba gelince; Allah onlara da bir süreye kadar mühlet vermiştir.” diye cevap vermiş. Yalnız Taberî’deki bu rivayetlerde nüzul kaydı bulunmamaktadır.