٩
وَلَءِنْ اَذَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنَّا رَحْمَةً ثُمَّ نَزَعْنَاهَا مِنْهُ اِنَّهُ لَيَؤُسٌ كَفُورٌ
(9) ve lein ezaknel insane minna rahmeten sümme neza’naha minh innehu leyeusün kefur
eğer tattırsak insana tarafımızdan bir rahmet sonra onu ondan çekip alsak şüphesiz o (yese düşer) nankörlerden olur
| 1. | ve le | : ve elbette |
| 2. | in | : eğer |
| 3. | ezaknâ el insâne | : insana tattırdık |
| 4. | min-nâ | : bizden |
| 5. | rahmeten | : bir rahmet |
| 6. | summe | : sonra |
| 7. | neza’nâ-hâ | : onu biz çekip aldık |
| 8. | min-hu | : ondan |
| 9. | inne-hu | : muhakkak ki o |
| 10. | le yeûsun | : mutlaka (tamamen) ümitsiz olur |
| 11. | kefûrun | : nankör olur |






