٩٩
وَاُتْبِعُوا فى هذِه لَعْنَةً وَيَوْمَ الْقِيمَةِ بِءْسَ الرِّفْدُ الْمَرْفُودُ
(99) ve ütbiu fi hazihi la’netev ve yevmel kiyameh bi’ser rifdül merfud
takip edildiler bu lanetleri ile kıyamet gününe (kadar) verilen bahşiş ne kötü bahşiştir
| 1. | ve utbiû | : ve tâbî tutuldular |
| 2. | fî hâzi-hi | : bunda, burada |
| 3. | la’neten | : lânet |
| 4. | ve yevme el kıyâmeti | : ve kıyâmet günü |
| 5. | bi’se | : (ne) kötü |
| 6. | er rifdu | : bağış, bahşiş |
| 7. | el merfûdu | : verilen bağış, bahşiş |






