1

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحيمِ

١

الر كِتَابٌ اَنْزَلْنَاهُ اِلَيْكَ لِتُخْرِجَ النَّاسَ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِ بِاِذْنِ رَبِّهِمْ اِلى صِرَاطِ الْعَزيزِ الْحَميدِ

(1) elif lam ra kitabün enzelnahü ileyke li tuhricen nase minez zulümati ilen nuri bi izni rabbihim ila sıratıl azizil hamid

elif – lam ra bir kitap ki o’nu sana indirdik insanları karanlıktan nura çıkarmak için Rablerinin izni ile (Allah’ın) yoluna güçlü ve övülmeye layık olan

1. elif lâm râ : elif lâm râ
2. kitâbun : bir kitaptır
3. enzelnâ-hu : onu indirdik
4. ileyke : sana
5. li tuhrice en nâse : insanları çıkarman için
6. min ez zulûmâti : zulmetten, karanlıklardan
7. ilâ en nûri : nura
8. bi izni : izni ile
9. rabbi-him : Rab’lerinin
10. ilâ sırâtı : yola
11. el azîzi : azîz olan, izzet sahibi olan
12. el hamîdi : kendisine hamdedilen


SEBEB-İ NÜZUL

Miksem’in İbn Abbâs’tan rivayetinde o şöyle demiştir: Hz. Peygamber risaletle gönderilmezden önce bir kavim Hz. İsa’ya iman etmişken diğer bir kavim de onu inkâr etmişti. Ne zaman ki Hz. Muhammed peygamber olarak gönderildi; o İsa’yı inkâr edenler Muhammed’e iman etti, İsa’ya inananlar ise Muhammed’i inkâr etti de işte bunun üzerine bu âyet-i kerime nazil oldu. İbn Abbâs’ın bu sözünü Mâverdî zikretmiştir.