١٩
اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّهَ خَلَقَ السَّموَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّ اِنْ يَشَاْ يُذْهِبْكُمْ وَيَاْتِ بِخَلْقٍ جَديدٍ
(19) e lem tera ennellahe halekas semavati vel erda bil hakk iy yeşe’ yüzhibküm ve ye’ti bi halkin cedid
görmedin mi? gerçekten Allah yaratmıştır gökleri ve yeri hak olarak eğer dilerse sizi giderir ve yeni yarattığı kullarını getirir
| 1. | e lem tere | : görmüyor musun |
| 2. | enne allâhe | : muhakkak ki Allah |
| 3. | halaka | : yarattı |
| 4. | es semâvâti | : gökleri, semaları |
| 5. | ve el arda | : ve yeryüzü, arz |
| 6. | bi el hakkı | : hak ile |
| 7. | in yeşa’ | : eğer o dilerse |
| 8. | yuzhib-kum | : sizi giderir, yokeder |
| 9. | ve ye’ti | : ve getirir |
| 10. | bi halkın | : bir yaratma ile, halketme ile |
| 11. | cedîdin | : yeni |






