٥
سَلَامٌ هِىَ حَتّى مَطْلَعِ الْفَجْرِ
(5) selamün hiye hatta matle’ilfecr
O gece selamettir güneşin doğuşuna kadar
| 1. | selâmun | : selâm, selâmet |
| 2. | hiye | : o |
| 3. | hattâ | : … a kadar |
| 4. | matlaı | : doğuş |
| 5. | el fecri | : fecir zamanı |
سَلَامٌ selamdır هِيَ o حَتَّى kadar مَطْلَعِ ağarıncaya الْفَجْرِ tan yeri
SEBEB-İ NÜZUL
a) Yûsuf ibn Sa’d'den rivayette o şöyle anlatıyor: Hz. Hasan, Hz. Muaviye’ye biat ettikten sonraydı. Bir adam kalktı ve: “Mü’minlerin yüzlerini kararttın.” veya “Ey mü’minlerin yüzlerini karartan!” dedi. Hz. Hasan ona: “Beni azarlama, Allah sana merhamet etsin. Şurası muhakkak ki Hz. Peygamber (sa)’e rüyasında Ümeyye oğulları, onun minberi üzerinde gösterilmiş ve bu Hz. Peygamber (sa)’in hoşuna gitmemişti. İşte bunun üzerine: “Biz azîmüşşan, mutlaka sana Kevser’i verdik.” (Kevser, 1) ve “Biz azîmüşşan mutlaka sana bu (Kur’ân’ı) Kadir gecesinde indirdik. Bilir misin Kadir gecesi nedir? Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.” âyetlerini indirdi. Râvî Kasım el-Harrânî der ki: “Ümeyye oğullarının hükümranlık günlerini saydık tam bin aydı. Ne bir gün fazla, ne bir gün eksik.” Ancak Tirmizî hadisin ğarîb ve ravi Yûsuf ibn Sa’d'ın da meçhul olduğunu da ekler. İbn Kesîr ise Münker olduğunu söylemiştir. Herhalde Abbasî oğullarının Ümeyye oğullarını kötülemek için uydurdukları haberler cümlesinden olmalıdır.
b) İbn Ebî Hâtim’in Ebu Zür’a kanalıyla Mücâhid’den rivayetine göre bir gün Hz. Peygamber (sa) ashabına, İsrail oğullarından bin ay Allah yolunda silâh kuşanmış birisinden bahsetmişti. Müslümanlar buna çok şaşırmışlar ve işte bunun üzerine Allah Tealâ bu sûre-i celileyi indirmiştir (ibn Kesîr, age. vm,463). İbn Ebî Hâtim’in başka bir kanaldan rivayetinde ise Hz. Peygamber (sa)’in, İsrail oğullarından dört kişinin hiç bir an Allah’a karşı gelmeden seksen sene Allah’a ibadetlerini zikretmesi üzerine ashabın buna şaştığı ve sûrenin bunun üzerine nazil olduğu belirtilmektedir. İsrail oğullarından olan dört kişi bu rivayette Eyyûb, Zekeriyya, Hazkıyel ve Yûşâ ibn Nûn olarak verilmiştir
AÇIKLAMA
“Gerçek, biz onu Kadir gecesinde indirdik.” Muhakkak biz Kur’an’ı indirmeye kadir gecesinde başladık. O mübarek gecedir. Allah Tealâ’nın buyurduğu gibi: “Hakikat biz onu mübarek bir gecede indirdik.” (Duhan, 44/3), “Ramazan ayıdır ki Kur’an onda indirilmiştir.” (Bakara, 2/185) ayetine binaen de Kadir gecesi Ramazan ayındadır. Sonra da indirilmesini onun ardından yirmi üç yılda, ihtiyaca, gelişmeler ve olaylarda ilâhi hükmün gereğine göre tamamladık. Zemahşeri diyor ki: Allah Kur’an’ı üç yönden yü-celtmiştir: Birincisi: İndirilmesini kendisine isnat edip bunu bir başkasına değil de kendisine mahsus kılmıştır. İkincisi: Şöhretine ve vurgulamaya ihtiyacı olmadığına belge olsun diye, açık ismini anmadan zamirle ifade etmiştir. Üçüncüsü: İndirildiği vaktin şerefini yüceltmiştir.
Ardından Allah Tealâ o gecenin faziletlerini zikretti:
1- “Kadir gecesini sana bildiren nedir1? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır.” Kadir gecesinin ne olduğunu sana bildiren nedir? Bu, mevkiinin yüceltilmesi, kıymetinin tazimi ve şerefinin ne denli önemli olduğunu açıklamak içindir. Böyle adlandırılması da, Allah Tealâ’nın bir dahaki yıla kadar dilediği şeyleri takdir buyurduğu veya kadri ve şerefinin çok büyük olmasından dolayıdır. Zemahşeri diyor ki: Kadir gecesinin önemi işlerin takdiri ve kazasının o gece karara bağlanmasındandır. Bu da şu ayette geçmektedir: “Her hikmetli iş, nezdimizden bir emir ile o zaman ayrılır.” (Duhan, 44/4).
Bir başka önemi de bir gece olduğu halde ondaki amelin bin aydaki amelden hayırlı olmasıdır.
İmam Ahmed ve Nesai, Ebu Hureyre (r.a.)’den rivayet ettiler: Ramazan girdiğinde Rasulullah (s.a.) buyurdu ki: “Size Ramazan ayı geldi. Mübarek ay. Allah size orucunu farz kıldı. Onda cennet kapıları açılır, cehennem kapılan kapatılır, şeytanlar bağlanır. Onda bin aydan hayırlı bir gece vardır. Hayrından mahrum olan mahrumdur.”
Buhari ve Müslim’in Ebu Hureyre’den rivayet ettiğine göre Rasulullah (s.a.) şöyle buyurdu: “Kim iman ederek ve sevabını umarak kadir gecesini ihya ederse geçmiş günahları bağışlanır.”
2- “Onda melekler ve Ruh, Rabbinin izniyle her bir iş için iner de iner.” Melekler ve Cebrail bu gece bir dahakine kadar takdir edilmiş her iş için göklerden yere inerler. Peygamber (s.a.) buyurdular ki: “Allah mukadderatı Beraet gecesi takdir eder. Kadir gecesi olunca da sahiplerine teslim eder.” Allah’ın izni olmadan bir iş yapmazlar: “Biz senin Rabbinin emri olmadıkça inmeyiz.” (Meryem, 19/64). Ayette geçen Ruh, Cebrail (a.s.)’dir. Şerefinin büyüklüğü nedeni ile diğer meleklerden ayrı olarak ismen anılmıştır.
Meleklerin inmesinin faydalarından bazıları: Dünyada, gök sakinlerinin göremediği taat çeşitlerini işlerler. Belki de dünyada taat onlar için bu geceye mahsustur; melekler de daha çok sevap için onu arzu edebilirler. Kişinin orada taatından daha fazla sevap kazanmak için Mekke’ye gittiği gibi.
3- “O (gece) tan yeri ağarıncaya kadar bir selâmdır.” Kur’an’ın nüzulü ve meleklerin bulunması ile hayırla dolu bu gecede, selâmet, güven, hayır ve bereketten başka bir şey yoktur. Hayır ve bereketin inmesi, meleklerin grup grup rahmetle inmeleri güneşin batımından fecre kadar sürer.






