١٩
اِنَّا اَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ ريحًا صَرْصَرًا فى يَوْمِ نَحْسٍ مُسْتَمِرٍّ
(19) inna erselna aleyhim rihan sarsaran fi yevmi nahsim mustemir
Gerçekten biz onların üzerine gönderdik uğultulu rüzgar uğursuzluğu daimi bir günde
| 1. | innâ | : muhakkak ki biz |
| 2. | erselnâ | : indirdik |
| 3. | aleyhim | : onların üzerlerine |
| 4. | rîhan | : rüzgâr (kasırga) |
| 5. | sarsaren | : kulaklarını patlatan |
| 6. | fî | : içinde |
| 7. | yevmi | : gün |
| 8. | nahsin | : uğursuz, felâketlerle dolu |
| 9. | mustemirrin | : devam eden |
إِنَّا muhakkak bizأَرْسَلْنَاgönderdikعَلَيْهِمْüzerlerineرِيحًا bir rüzgarصَرْصَرًا gürültülü ve soğukفِي يَوْمِ bir gündeنَحْسٍ uğursuz olanمُسْتَمٍِّve sürekli olan






