11

١١

نَارٌ حَامِيَةٌ

(11) narun hamiyeh
Dehşet veren bir ateştir

1. nârun : ateş
2. hâmiyetun : kızgın, yakıcı

نَارٌ bir ateştir حَامِيَةٌkızgın


AÇIKLAMA

“Felâket kapısını çalacak olan (kıyamet), Nedir o felâket kapısını çala­cak? O felâket kapısını çalacak şeyi sana bildiren nedir?” Kâria kıyametin isimlerindendir. Çünkü kalpleri korku ile çalmaktadır. O nedir? Kâria’nın mahiyetini sana bildiren nedir. “Nedir o?” şeklindeki soru, onun durumuna gereken önemin ve dikkatin verilmesi içindir. “Sana bildiren nedir?” sorusu da endişeyi büyütmek içindir.

Ardından onu tefsir edip, zamanını ve alâmetlerini açıkladı:

1- “O gün insanlar uçuşan pervaneler gibi olacak.” İnsanlar kabirler­den çıktıkları gün hedefsiz, şaşkın bir şekilde her yöne koşturacaklardır. O zamanki durumları, bilinen şaşkın vaziyette uçuşan kelebekler gibidir. Ve­ya sinek çekirge gibi bütün uçan haşereler gibidirler. Yayılmaları, etrafta uçuşmaları, gidip gelmeleri içinde bulundukları durumun dehşetindendir. Dağınık yani yayılmış ayrı ayrı kelebekler gibidirler. Allah Tealâ: “Yayılan çekirgeler gibidirler.” (Kamer, 54/7) buyurmuştur. Zemahşeri şöyle diyor: Çokluk, yayılma, zaaf, zillet ve her yönden çağırana uçuşmada insanlar ke­lebeklere benzetilmiştir. Kelebeğin ateşe uçuştuğu gibi “uçuşurlar.”

2- “Dağlar atılmış renkli yünler gibi olacak” Dağlar çok renkli, tok­makla atılmış yünler gibi olacak. Çünkü parçalanıp uçuşacak. Allah Tealâ: “Dağlar yürütüldüğü zaman” (Tekvir, 81/3), “Dağlar akıp dağılan bir kum yığınına döner.” (Müzzemmil, 73/14) buyurmaktadır.

Bu iki alâmetin zikredilmesinde insanlar için bir korkutma ve kuvvet­li bir uyarı vardır.

Bundan sonra amellerin karşılıklarını, insanların durumlarını ve ge­nel olarak iki gruba bölünmelerini zikrediyor:

“İşte kimin tartıları ağır gelirse, artık o hoşnut bir yaşayıştadır.” İyilik­leri veya salih amellerinin kötülüklerine ağır basması suretiyle kimin tar­tıları ağır gelirse o, cennette razı olacağı, razı olunacak bir yaşayıştadır. Buradaki “yaşayış” kelimesi cennetteki nimetleri toplayan bir kelimedir.

“Ama kimin de tartıları hafif gelirse, Artık onun anası Haviyedir. Onun mahiyetini sana bildiren nedir? Harareti çetin bir ateştir.” Kötülükleri iyiliklerine ağır gelen veya sayılabilecek bir iyiliği olmayana gelince onun meskeni veya varacağı yer cehennemdir. Cehennem onun anası olarak adlandırmıştır. Çünkü çocuğun anasına sığındığı gibi o da cehenneme varacaktır. Cehennemin Haviye (uçurum) olarak anılması da de­rinliğinin sonsuzluğuyla beraber ona yuvarlanıyor olmasındandır.

Biz, tartma keyfiyetini ve takdirini de bilmeden, Kur’an’da varid oldu­ğu şekli ile mizana inanırız.

Onun mahiyetini sana bildiren nedir? Bu sorunun amacı, onun biline­nin dışında, mahiyeti tam manasıyla anlaşılamıyacak tarzda olduğunu açıklayarak ürkütme ve korkutmadır. O çetin bir ateştir. Hararette ve şid­dette doruğa varmıştır. O aşırı bir şekilde sıcak, alevi ve lavları güçlüdür. Bu da onun bütün ateşlerin üstünde olan kuvvetine delildir.

Malik, Buhari ve Müslim, Ebu Hureyre’den Peygamber (s.a.)’in şöyle buyurduğunu rivayet ettiler: “Yaktığınız ademoğlunun ateşi cehennem ate­şinin yetmiş cüzünden biridir.” Ya Rasulallah! O bile olsa yeterdi.” dediler. Buyurdu ki: “Ondan altmış dokuz kat daha fazladır.”

Ahmed, Ebu Hureyre’den o da Peygamber (s.a.)’den rivayet etti. Bu­yurdu ki: “Şu ateş cehennemin yüzde biridir.”

Yine Ahmed, Ebu Hureyre’den Peygamber (s.a.)’in şöyle buyurduğunu rivayet etti: “Cehennem ehlinin en azabı hafif olanı, iki nalini olup da on­lardan dolayı beyni kaynayandır.”

Buhari ve Müslim’de rivayet edildiğine göre: “Havanın sıcaklığı şiddet­lenince namazı geciktirin. Şiddetli sıcaklık cehennemin hararetindendir.”