29

    Nüzul SırasıCüzSayfaSure
    69 15296Kehf(18)

٢٩

وَقُلِ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكُمْ فَمَنْ شَاءَ فَلْيُؤْمِنْ وَمَنْ شَاءَ فَلْيَكْفُرْ اِنَّا اَعْتَدْنَا لِلظَّالِمينَ نَارًا اَحَاطَ بِهِمْ سُرَادِقُهَا وَاِنْ يَسْتَغيثُوا يُغَاثُوا بِمَاءٍ كَالْمُهْلِ يَشْوِى الْوُجُوهَ بِءْسَ الشَّرَابُ وَسَاءَتْ مُرْتَفَقًا

(29) ve kulil hakku mir rabbiküm fe men şae fel yü’miv ve men şae fel yekfür inna a’tedna liz zalimine naran ehata bihim süradikuha ve iy yesteğiysu yüğasu bi mani kel mühli yeşvil vücuh bi’seş şerab ve saet mürtefeka

de ki bu hak Rabbinizdendir artık dileyen kimse hemen iman etsin dileyen kimse de hemen kâfir olsun şüphesiz biz hazırladık zalimler için ateş onları kuşatmıştır o (ateşin) perdeleri eğer imdat isterlerse erimiş maden gibi bir su ile imdat olunurlar onların yüzlerini kavurur ne kötü bir içecektir ne kötü bir refakat yeridir

1. ve kulil hakku (ve kul el hakku) : ve de ki hak
2. min rabbi-kum : Rabbinizdendir
3. fe men şâe : bundan sonra dileyen kimse
4. fe li yu’min : artık inansın
5. ve men şâe : ve dileyen kimse
6. fe li yekfur : artık inkâr etsin
7. innâ : muhakkak biz
8. a’tednâ : hazırladık
9. li ez zâlimîne : zalimler için, zalimlere
10. nâren : bir ateş
11. ehâta : ihata etti, sardı, kapladı
12. bi-him : onları
13. surâdiku-hâ : onun (çadırı), onun üstten ve yanlardan saran kenarları
14. ve in : ve eğer
15. yestegîsû : yağmur isterler
16. yugâsû : yağmur yağdırılır
17. bi mâin : su ile, sıvı ile, mai ile
18. ke : gibi
19. el muhli : erimiş maden (demir, bakır vs.)
20. yeşvî el vucûhe : yüzü kavurur
21. bi’se eş şarâbu : ne kötü içecek
22. ve sâet : ve ne kötü
23. murtefekan : arkadaş, dost, destek, yardım