٨
وَاِنَّا لَجَاعِلُونَ مَا عَلَيْهَا صَعيدًا جُرُزًا
(8) ve inna le cailune ma aleyha saiydem cüruza
muhakkak biz (zamanla) yapıcıyız yeryüzündekileri kupkuru toprak
| 1. | ve innâ | : ve muhakkak biz |
| 2. | le câilûne | : elbette kılıcılarız, yapanlarız |
| 3. | mâ aleyhâ | : onun üzerinde olan şeyler |
| 4. | saîden | : toprak |
| 5. | curuzen | : üzerinde nebat bulunmayan çorak, kuru toprak |






