29

٢٩

فَاَشَارَتْ اِلَيْهِ قَالُوا كَيْفَ نُكَلِّمُ مَنْ كَانَ فِى الْمَهْدِ صَبِيًّا

(29) fe eşarat ileyhi kalu keyfe nükellimü men kane fil mehdi sabiyya

(meryem) çocuğa işaret etti dediler ki biz nasıl konuşuruz beşikte bulunan bir bebekle

1. fe : böylece, bunun üzerine
2. eşâret : işaret etti
3. ileyhi : ona, onu
4. kâlû : dediler
5. keyfe : nasıl
6. nukellimu : biz konuşuruz
7. men kâne : olan kimse
8. fî el mehdi : beşikte
9. sabiyyen : sabi, bebek