٤٩
فَلَمَّا اعْتَزَلَهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّهِ وَهَبْنَا لَهُ اِسْحقَ وَيَعْقُوبَ وَكُلًّا جَعَلْنَا نَبِيًّا
(49) felemma’tezelehüm ve ma ya’büdune min dunillahi vehebna lehu ishaka ve ya’kub ve küllen cealna nebiyya
artık onlardan ayrıldı ve Allah’ı bırakıp taptıkları putlardan bizde ona ihsan ettik ishak ile yakup’u ve hepsini de nebi yaptık
| 1. | fe | : böylece |
| 2. | lemmâ’tezelehum | : onlardan ayrıldığı zaman |
| 3. | ve mâ ya’budûne | : ve onların kul olduğu şeyler |
| 4. | min dûnillâhi (dûni allâhi) | : Allah’tan başka |
| 5. | vehebnâ | : ve hibe ettik (o istemeden) bahşettik |
| 6. | lehû | : ona |
| 7. | ishâka | : İshak’ı |
| 8. | ve ya’kûbe | : ve Yâkub’u |
| 9. | ve kullen | : ve hepsini |
| 10. | cealnâ | : kıldık |
| 11. | nebiyyen | : nebî, peygamber |






