٣
اَلَّذى خَلَقَ سَبْعَ سَموَاتٍ طِبَاقًا مَا تَرى فى خَلْقِ الرَّحْمنِ مِنْ تَفَاوُتٍ فَارْجِعِ الْبَصَرَ هَلْ تَرى مِنْ فُطُورٍ
(3) elleziy haleka seb’a semavatin tibakan ma tera fi halkirrahmani min tefavutin ferci’ilbasare hel tera min futurin
O ki, yaratmıştır yedi kat gökleri Rahmanın yarattıklarında göremezsin hiçbir düzensizlik haydi çevir gözünü bir çatlak görebilir misin?
| 1. | ellezî | : o ki, o |
| 2. | halaka | : yarattı |
| 3. | seb’a | : yedi |
| 4. | semâvâtin | : semalar, gök katları |
| 5. | tibâkan | : tabakalar halinde, kat kat |
| 6. | mâ terâ | : göremezsin |
| 7. | fî | : içinde, de |
| 8. | halkı | : yaratış, yaratma |
| 9. | er rahmâni | : rahmân |
| 10. | min tefâvutin | : bir uyumsuzluk, düzensizlik |
| 11. | fe | : öyleyse, haydi |
| 12. | irciı | : çevir, döndür |
| 13. | el basara | : bakış |
| 14. | hel | : var mı, mi |
| 15. | terâ | : görüyorsun |
| 16. | min futûrin | : bir yarık, bir çatlak |
الَّذِي O kiخَلَقَ yarattıسَبْعَ yediسَمَاوَاتٍgökطِبَاقًا uyum içindeمَا تَرَى göremezsin.فِي خَلْقِ yaratmasındaالرَّحْمَانِRahman’ınمِنْ تَفَاوُتٍhiç bir düzensizlikفَارْجِعْ haydi çevir de bakالْبَصَرَ gözüهَلْ تَرَى görecek misinمِنْ فُطُورٍbir çatlak






