٧
اَلَّذينَ يَحْمِلُونَ الْعَرْشَ وَمَنْ حَوْلَهُ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَيُؤْمِنُونَ بِه وَيَسْتَغْفِرُونَ لِلَّذينَ امَنُوا رَبَّنَا وَسِعْتَ كُلَّ شَىْءٍ رَحْمَةً وَعِلْمًا فَاغْفِرْ لِلَّذينَ تَابُوا وَاتَّبَعُوا سَبيلَكَ وَقِهِمْ عَذَابَ الْجَحيمِ
(7) ellezine yahmilunel arşe ve men havlehu yüsebbihune bi hamdi rabbihim ve yü’minune bihi ve yestağfirune lillezine amenu rabbena vesi’te külle şey’ir rahmetev ve ilmen fağfir lillezine tabu vettebeu sebileke vekihim azabel cehiym
Arşı taşıyan melekler onun etrafında Rablerini hamd ile tespih ederler o’na iman edin ve iman edenlere mağfiret dileyerek ey Rabbimiz! senin rahmetin ve ilmin her şeyi çevrelemiştir tâbi olanları bağışla tövbe edip senin yoluna onları cehennem azabından koru
| 1. | ellezîne | : onlar |
| 2. | yahmilûne el arşa | : arşı taşıyorlar, tutuyorlar |
| 3. | ve men havle-hu | : ve onun etrafındaki kişi |
| 4. | yusebbihûne | : tesbih ederler |
| 5. | bi hamdi | : hamd ile |
| 6. | rabbi-him | : onların Rabbi, Rab’leri |
| 7. | ve yû’minûne | : ve îmân ederler |
| 8. | bi-hi | : ona |
| 9. | ve yestagfirûne | : ve mağfiret dilerler, günahları sevaba çevirmesini dilerler |
| 10. | li ellezîne | : onlar için |
| 11. | âmenû | : âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı dileyenler) |
| 12. | rabbe-nâ | : Rabbimiz |
| 13. | vesi’te | : sen kuşattın |
| 14. | kulle şey’in | : herşey |
| 15. | rahmeten | : rahmet |
| 16. | ve ilmen | : ve ilim |
| 17. | fagfir (fe ıgfir) | : ve mağfiret et |
| 18. | li ellezîne | : onlar için, onları |
| 19. | tâbû | : tövbe ettiler |
| 20. | vettebeû (ve ittebeû) | : ve tâbî oldular |
| 21. | sebîle-ke | : senin yolun (Sıratı Mustakîm, sana ulaştıran yol) |
| 22. | vekı-him | : onları koru |
| 23. | azâbe el cahîmi | : cehennemin azabı |






