بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحيمِ
١
وَالْمُرْسَلَاتِ عُرْفًا
(1) velmurselati ‘urfen
Birbiri ardınca gönderilenlere
| 1. | ve | : andolsun, yemin olsun |
| 2. | el murselâti | : gönderilenler |
| 3. | urfen | : ardarda, marufla (irfanla) |
وَالْمُرْسَلَاتِandolsun gönderilenlereعُرْفًا birbiri ardınca
SEBEB-İ NÜZUL
Cumhur kavlinde Sûre mekkîdir. Ancak İbn Abbâs, Katâde ve Mukatil’den “Onlara: Rükû edin denildiği zaman rükûa varmazlar.” (âyet: 48) âyetinin medenî olduğu da rivayet edilmiştir. Bu Sûre-i Celîle Hümeze Sûresinden sonra nazil olmuştur.
Humeydî… Abdullah ibn Mes’ûd’dan rivayet ediyor. O şöyle anlatıyor: Allah’ın Rasûlü (sa) ile bir mağarada idik. Ve’l-murselâti urfen… nazil oldu. Ve ben, Rasûlullah’ın ağzından onu aldım (ezberledim). Hz. Peygamber daha onu okumayı yeni bitirmişti. Tam olarak hatırlamıyorum “Ondan sonra hangi söze inanacaklar!?” ile mi, yoksa “Onlara rükû edin denildiğinde rükû etmezler.” ile mi bitirmişti ki birden bir delikten bir yılan çıkıverdi. Hz. Peygamber: “Onu öldürün.” buyurdu ve fakat yılan elimizden kaçtı (kurtuldu) ve başka bir deliğe girdi. Hz. Peygamber (sa): “Siz onun şerrinden korundunuz (kurtuldunuz), o da sizin şerrinizden korundu (kurtuldu).” Buyurdular.
Kurtubî hadisin Müslim tarafından İbn Mes’ûd’dan rivayetle tahric edilmiş olduğunu kaydediyor İbn Kesîr’deki rivayette bu mağaranın Mina’da bir mağara olduğu ayrıntısına yer verilir. Kurtubî’deki İbn Mes’ûd rivayetinde Sûrenin nüzulünün Cinn gecesi olduğu ayrıntısına da yer verilmiştir






