١٠
هُوَ الَّذى اَنْزَلَ مِنَ السَّمَاءِ مَاءً لَكُمْ مِنْهُ شَرَابٌ وَمِنْهُ شَجَرٌ فيهِ تُسيمُونَ
(10) hüvellezi enzele mines semai mael leküm minhü şerabüv ve minhü şecerun fihi tüsiymun
o ki indirdi sizin için semadan su o sudan içersiniz o sudan ağaçlar (istifade eder) o sudan (hayvanlar) sulanır
| 1. | huve | : o |
| 2. | ellezî | : ki o |
| 3. | enzele | : indirdi |
| 4. | min es semâi | : semadan |
| 5. | mâen | : su |
| 6. | lekum | : sizin için |
| 7. | min-hu | : ondan |
| 8. | şarâbun | : içilen şey |
| 9. | ve min-hu | : ve ondan |
| 10. | şecerun | : ağaç, yeşillik, otlar |
| 11. | fî-hi | : içinde, orada, arasında |
| 12. | tusîmûne (esâme) |
: hayvanları otlatırsınız (otlatmak için salarsınız) : (hayvanları otlatmak için saldı) |






