بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحيمِ
١
وَالنَّجْمِ اِذَا هَوى
(1) ven necmi iza heva
battığı zaman yıldıza yemin olsun
| 1. | ve en necmi | : yıldıza andolsun |
| 2. | izâ | : olduğu zaman |
| 3. | hevâ | : düştü, kaydı, kayboldu |
وَالنَّجْمِyıldıza andolsunإِذَا هَوَىbattığı zaman
SEBEB-İ NÜZUL
Mekke-i Mükerreme’de ve İhlâs Sûresinden sonra nazil olmuştur.
el-Hasen, İkrime, Atâ ve Câbir kavlinde sûrenin tamamı mekkîdir, İbn Abbâs ve Katâde kavlinde “Onlar ki ufak tefek kusurları dışında günahın büyüklerinden ve hayâsızlıktan kaçınırlar…” (âyet: 32) âyeti bundan istisna edilmiştir. Bu âyeti Medine’de inmiştir.
Necm Sûresi Hz. Peygamber (sa)’in, Mekke’de ilân etmiş olduğu ilk sûredir.
Buhârî’nin Nasr ibn Ali kanalıyla Abdullah ibn Mes’ûd’dan rivayetinde o şöyle demiştin içinde tilâvet secdesi indirilen ilk sûre Necm Süresidir. (Bu Sûredeki secde âyetini okuyunca) Hz. Peygamber (sa) secde etti, arkasında bulunanlar da secde etti. Bir kişi hariç ki o da yerden bir avuç toprak alıp onun üzerine secde etti. Daha sonra bu kişinin kâfir olarak öldürüldüğünü gördüm. O, Ümeyye ibn Halef idi. Bahir’de bu kişinin Ebu Leheb olduğu zikredilmişse de Alûsî bu iki rivayetin arasını bulma sadedinde Hem Ümeyye’nin, hem de Ebu Leheb’in böyle yapmış olduklarının muhtemel olduğunu belirtir.






