٧
اِذْ قَالَ مُوسى لِاَهْلِه اِنّى انَسْتُ نَارًا سَاتيكُمْ مِنْهَا بِخَبَرٍ اَوْ اتيكُمْ بِشِهَابٍ قَبَسٍ لَعَلَّكُمْ تَصْطَلُونَ
(7) iz kale musa li ehlihi inni anestü nara seatiküm minha bi haberin ev atiküm bi şihabin kabeşin lealleküm tastalun
O zaman musa ailesine dedi gerçekten ben bir ateş hissettim size getireceğim ondan bir haber yahut size getireceğim yanan ateşten bir parça olur ki siz ısınırsınız
| 1. | iz | : olduğu zaman |
| 2. | kâle | : dedi |
| 3. | mûsâ | : Musa |
| 4. | li ehlihî | : ehline, ailesine |
| 5. | innî | : muhakkak ben, gerçekten ben |
| 6. | ânestu | : farkettim (gördüm) |
| 7. | nâren | : bir ateş |
| 8. | se âtî-kum | : size getireceğim |
| 9. | min-hâ | : ondan |
| 10. | bi haberin | : bir haberi |
| 11. | ev | : veya |
| 12. | âtî-kum | : size getireceğim |
| 13. | bi şihâbin | : kor halinde |
| 14. | kabesin | : ateş |
| 15. | lealle-kum | : böylece siz |
| 16. | tastalûne | : ısınırsınız |






