١٢٩
وَلَنْ تَسْتَطيعُوا اَنْ تَعْدِلُوا بَيْنَ النِّسَاءِ وَلَوْ حَرَصْتُمْ فَلَا تَميلُوا كُلَّ الْمَيْلِ فَتَذَرُوهَا كَالْمُعَلَّقَةِ وَاِنْ تُصْلِحُوا وَتَتَّقُوا فَاِنَّ اللّهَ كَانَ غَفُورًا رَحيمًا
(129) ve len testetiy’u en ta’dilu beynen nisai ve lev harastüm fe la temilu küllel meyli fe tezeruha kel müallakah ve in tuslihu ve tetteku fe innellahe kane ğafurar rahiyma
asla gücünüz yetmez kadınlar arasında adaletli davranmaya hırslı olup da bırakmayın tamamen birine meyledip diğerini askıda kalmış gibi bırakmayın eğer kendinizi düzeltir (haksızlıktan) sakınırsanız şüphesiz Allah Bağışlayıcı, Merhametlidir
| 1. | ve | : ve |
| 2. | len testatîû | : asla güç yetiremezsiniz |
| 3. | en | : olmak |
| 4. | ta’dilû | : adaletle davranırsınız, adaleti sağlarsınız |
| 5. | beyne | : arasında |
| 6. | en nisâi | : kadınlar |
| 7. | ve lev | : ve olsa bile |
| 8. | harastum | : hırslı oldunuz, çok gayret ettiniz |
| 9. | fe | : o halde, öyleyse |
| 10. | lâ temîlû | : meyletmeyin |
| 11. | kulle | : bütünüyle,hepsi, tamamen |
| 12. | el meyli | : meyil, sevgi, ilgi |
| 13. | fe | : o taktirde, böylece |
| 14. | tezerû-hâ | : onu terkedersiniz, bırakırsınız |
| 15. | ke | : gibi |
| 16. | el muallakati | : muallakta, boşlukta |
| 17. | ve in | : ve eğer |
| 18. | tuslihû | : ıslah edersiniz, arayı düzeltirsiniz |
| 19. | ve tettekû | : ve takva sahibi olun |
| 20. | fe | : o taktirde |
| 21. | inne | : muhakkak |
| 22. | allâhe | : Allah |
| 23. | kâne | : oldu, …dır |
| 24. | gafûran | : Gafur, mağfiret eden |
| 25. | rahîmen | : Rahim, merhamet eden, Rahim esması ile tacelli eden, rahmet nuru gönderen |
وَلَنْ تَسْتَطِيعُوا asla güç yetiremezsinizأَنْ تَعْدِلُوا adaletli davranmayaبَيْنَ arasındaالنِّسَاءِ kadınlarوَلَوْ حَرَصْتُمْ ne kadar çabalasanız daفَلَا تَمِيلُوا o halde meyletmeyinكُلَّ الْمَيْلِ tam bir meyille yönelipفَتَذَرُوهَا onu bırakmayınكَالْمُعَلَّقَةِ askıya alınmış gibiوَإِنْ تُصْلِحُواeğer düzeltirوَتَتَّقُوا ve sakınırsanızفَإِنَّ muhakkakاللَّهَ Allahكَانَ olandırغَفُورًا Ğafurرَحِيمًا ve Rahim






