٢٩
يَا اَيُّهَا الَّذينَ امَنُوا لَا تَاْكُلُوا اَمْوَالَكُمْ بَيْنَكُمْ بِالْبَاطِلِ اِلَّا اَنْ تَكُونَ تِجَارَةً عَنْ تَرَاضٍ مِنْكُمْ وَلَا تَقْتُلُوا اَنْفُسَكُمْ اِنَّ اللّهَ كَانَ بِكُمْ رَحيمًا
(29) ya eyyühellezine amenu la te’külu emvaleküm beyneküm bil batili illa en tekune ticaraten an teradim minküm ve la taktülu enfüseküm innellahe kane biküm rahiyma
Ey iman edenler yemeyiniz mallarınızı aranızda batıl surette ancak bir ticaret yapmanız başka kendileriyle anlaşarak hem öldürmeyin kendi nefislerinizi şüphesiz Allah size karşı merhametlidir
| 1. | yâ eyyuhâ | : ey |
| 2. | ellezîne | : onlar, olanlar |
| 3. | âmenû | : âmenû oldular, ölmeden önce Allah’a ulaşmayı dilediler, îmân ettiler |
| 4. | lâ te’kulû | : yemeyin |
| 5. | emvâle-kum | : mallarınızı |
| 6. | beyne-kum | : kendi aranızda |
| 7. | bi el bâtılı | : bâtılla, haksızlıkla |
| 8. | illâ | : ancak, hariç |
| 9. | en tekûne | : sizin … olmanız |
| 10. | ticâreten | : ticaret, alış veriş |
| 11. | an terâdın | : rızanız, razı olmanız |
| 12. | min-kum | : sizden, birbirinizden |
| 13. | ve lâ taktulû | : ve öldürmeyin |
| 14. | enfuse-kum | : nefslerinizi, kendi kendinizi, birbirinizi |
| 15. | inne | : muhakkak |
| 16. | allâhe | : Allah |
| 17. | kâne | : oldu, idi, …dır |
| 18. | bi-kum | : size, size karşı |
| 19. | rahîmen | : rahim |
يَاأَيُّهَا eyالَّذِينَ آمَنُوا iman edenlerلَا تَأْكُلُوا yemeyinأَمْوَالَكُمْ mallarınızıبَيْنَكُمْ aranızdaبِالْبَاطِلِ batıl ileإِلَّا müstesnaأَنْ تَكُونَ oluşanتِجَارَةً bir ticaretعَنْ تَرَاضٍ karşılıklı rızadanمِنْكُمْ sizdenوَلَا تَقْتُلُوا de öldürmeyinأَنفُسَكُمْ nefisleriniziإِنَّ muhakkakاللَّهَ Allahكَانَ olandırبِكُمْ size karşıرَحِيمًا Rahim






