٤٩
اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذينَ يُزَكُّونَ اَنْفُسَهُمْ بَلِ اللّهُ يُزَكّى مَنْ يَشَاءُ وَلَا يُظْلَمُونَ فَتيلًا
(49) e lem tera ilellezine yüzekkune enfüsehüm belillahü yüzekki mey yeşaü ve la yüzlemune fetila
görmez misin? nefislerini temiz çıkaranları hayır Allah dilediğini temize çıkarır kıl kadar zulüm yapılamaz
| 1. | e lem tere | : görmedin mi? |
| 2. | ilâ ellezine | : onları |
| 3. | yuzekkûne | : tezkiye ederler, temize çıkarırlar |
| 4. | enfuse-hum | : kendi nefslerini, kendilerini |
| 5. | bel | : hayır, öyle değil |
| 6. | allâhu | : Allah |
| 7. | yuzekkî | : tezkiye eder |
| 8. | men | : kişi, kimse |
| 9. | yeşâu | : diler |
| 10. | ve lâ yuzlemûne | : ve zulmedilmez, zulüm olunmazlar |
| 11. | fetîlen | : hurma çekirdeğinin ipliği kadar, zerre kadar |
أَلَمْ تَرَ görmedin miإِلَى الَّذِينَ يُزَكُّونَtemize çıkaran kimseleriأَنفُسَهُمْ nefisleriniبَلْ bilakisاللَّهُ Allahيُزَكِّي temize çıkarırمَنْ يَشَاءُ dilediğiniوَلَا يُظْلَمُونَ doğrusu onlar zulmedilmezlerفَتِيلًا hurma çekirdeğinin ince ipliği kadar bile






