بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحيمِ
١
اِنَّا اَرْسَلْنَا نُوحًا اِلى قَوْمِه اَنْ اَنْذِرْ قَوْمَكَ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَاْتِيَهُمْ عَذَابٌ اَليمٌ
(1) inna erselna nuhan ila kavmihi en enzir kavmeke min kabli en ye’tiyehum azabun elimun
Şüphesiz biz gönderdik Nuh’u kavmine kavmini uyar diye kendilerine gelmezden önce acıklı bir azap
| 1. | innâ | : muhakkak ki biz |
| 2. | erselnâ | : biz gönderdik |
| 3. | nûhan | : Nuh |
| 4. | ilâ kavmi-hî | : kendi kavmine |
| 5. | en enzir | : uyarması |
| 6. | kavme-ke | : senin kavmin, kavmini |
| 7. | min kabli | : önceden, önce |
| 8. | en ye’tiye-hum | : onlara gelmesi |
| 9. | azâbun | : azap |
| 10. | elîmun | : elîm, acı |
إِنَّا şüphesiz bizأَرْسَلْنَاgönderdikنُوحًا Nuh’uإِلَى قَوْمِهِkavmineأَنْ أَنذِرْuyar diyeقَوْمَكَ kavminiمِنْ قَبْلِevvelأَنْ يَأْتِيَهُمْkendilerine gelmedenعَذَابٌ bir azabأَلِيمٌ can yakıcı
SEBEB-İ NÜZUL
Mekke’de ve Nahl Sûresinden sonra nazil olmuştur. İbnu’l-Cevzî bunda âlimlerin icmaı olduğunu söyler






