٥٩
وَاِذَا بَلَغَ الْاَطْفَالُ مِنْكُمُ الْحُلُمَ فَلْيَسْتَاْذِنُوا كَمَا اسْتَاْذَنَ الَّذينَ مِنْ قَبْلِهِمْ كَذلِكَ يُبَيِّنُ اللّهُ لَكُمْ ايَاتِه وَاللّهُ عَليمٌ حَكيمٌ
(59) ve iza beleğal atfalü minkümül hulüme fel yeste’zinu kemeste’zenellezine min kablihim kezalike yübeyyinüllahü leküm ayatih vallahü alimün hakim
Sizden olan çocuklar buluğa erdiği zaman kendilerinden öncekilerin izin istediği gibi izin istesinler işte Allah ayetlerini size böyle açıklıyor Allah bilir, hüküm sahibidir
| 1. | ve izâ belegâ | : ve ulaştığı, eriştiği zaman |
| 2. | el etfâlu | : çocuklar |
| 3. | min-kum | : sizden |
| 4. | hulume | : erginlik çağı, bulûğ çağı |
| 5. | fe li yeste’zinû | : o zaman izin istesinler |
| 6. | min kabli-him | : onlardan önce |
| 7. | kezâlike | : işte böyle, böylece |
| 8. | yubeyyinu allâhu | : Allah beyan eder, açıklar |
| 9. | lekum | : sizin için, size |
| 10. | âyâti-hi | : âyetlerini |
| 11. | vallâhu | : ve Allah |
| 12. | alîmun | : alîm, en iyi bilendir |
| 13. | hakîmun | : hüküm ve hikmet sahibi |
SEBEB-İ NÜZUL
İbn Ebî Hatim’in Saîd ibnu’l-Müseyyeb’den rivayetinde o: “Kişi, annesinin yanma girmek için izin ister. Zira “Çocuklarınız erginlik çağına vardığında kendilerinden öncekilerin izin istediği gibi onlar da izin istesinler “Çocuklarınız erginlik çağına vardığında kendilerinden öncekilerin izin istediği gibi onlar da izin istesinler…” âyet-i kerimesi bunun hakkında nazil oldu.” demiştir.






