29

٢٩

اِنَّ الَّذينَ يَتْلُونَ كِتَابَ اللّهِ وَاَقَامُوا الصَّلوةَ وَاَنْفَقُوا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ سِرًّا وَعَلَانِيَةً يَرْجُونَ تِجَارَةً لَنْ تَبُورَ

(29) innellezine yetlune kitabellahi ve ekamus salate ve enfeku mimma razaknahüm sirrav va alaniyetey yercune ticaratel len tebur
Gerçekten Allah’ın kitabını okuyanlar namazı dosdoğru kılanlar kendilerine verdiğimiz rızıktan sarf ederler gizli ve açık olarak öyle bir ticaret umarlar ki asla zarar etmeyecekleri

1. İnne : muhakkak
2. ellezîne : o kimseler, onlar
3. yetlûne : okuyorlar, okurlar
4. kitâbe allâhi : Allah’ın kitabı
5. ve ekâmû es salâte : ve namazı ikame ettiler
6. ve enfekû : ve infâk ettiler
7. mimmâ (min mâ) : şeylerden
8. rezaknâ-hum : onları rızıklandırdık
9. sirren : sır, gizli olarak
10. ve alâniyeten : ve alenî, açık olarak
11. yercûne : ümit ederler, umarlar
12. ticâreten : ticaret, kazanç
13. len tebûre : asla kesilmeyecek olan, devam edecek olan


SEBEB-İ NÜZUL
Abdülğanî ibn Saîd es-Sekafî’nin Tefsir’inde İbn Abbâs’tan rivayetle tahricine göre bu âyet-i kerime Husayn ibnu’l-Hâris ibn Abdülmuttafib ibn Abdi Menâf el-Kuraşî hakkında nazil olmuştur. Allah’tan haşyeti yüzünden okunan Hz. Ebu Bekr hakkında nazil olduğu da rivayet edil­miştir.