1

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحيمِ

١

اَلرَّحْمنُ

(1) er rahman
Er-rahman

1. er rahmânu : Rahman; Allahû Teâlâ’nın isimlerindendir, O’nun kudretini, sevgisini, bütün yarattıklarına karşı merhametli, lütuf ve ihsan sahibi olması gibi sıfatlarını ifade eder. Tüm yarattıklarına “Rahman” sıfatı ile tecelli eder.

الرَّحْمَانُRahman


SEBEB-İ NÜZUL
Atiyye’nin İbn Abbâs’tan rivayetinde ve İbn Mes’ûd kavlinde Medine-i Münevvere’de (ibnu’l-cevzî, age. vm,ıo5) ve Ra’d Sûresinden sonra nazil olmuştur.

el-Hasen, Urve ibnu’z-Zübeyr, İkrime, Atâ ve Câbir ise Sûrenin Mekke-i Mükerreme’de indiği görüşündedirler. Alûsî bu görüşü cumhura nisbet eder.

İbn Abbâs’dan gelen bir rivayette de o, bu sûrenin medenî oluşundan “Göklerde ve yerde kim varsa hepsi O’ndan ister. O, her gün bir şe’n içindedir.” (âyet: 29) âyetini istisna etmiştir. Bunun tersi de söylenmiş­tir. Yani ona göre sûre medenî, bu âyeti ise mekkîdir

AÇIKLAMA

Rahman suresi, İbni Mesud ve Mukatil’in görüşüne göre bütünüyle Medine’de inmiştir. Onun için bazı mushaflarda “Medenîdir” diye yazılmış­tır. Kurtubî, İbni Kesir ve cumhura göre -daha doğru olan bu görüştür- Rahman suresi Mekkî’dir. Hasan el-Basrî, Urve ibni Zübeyr, Ikrime, Atâ ve Cabir’in görüşü de budur. İbni Abbas’a göre “Göklerde ve yerde olan herkes ondan ister” ayeti hariç hepsi Mekkî’dir.

Rahman suresi yetmiş sekiz ayettir. Bazıları yetmiş altı ayet saymıştır.

Cumhurun benimsediği ve daha doğru kabul edilen görüşün delili, Ur­ve bin Zübeyr’den gelen şu rivayettir. O şöyle dedi: Mekke’de Rasulullah’tan sonra Kur’an’ı ilk açıktan okuyan İbni Mesud’dur. Hadise şöyle ol­du: Ashab-ı kiram “Kureyş bu Kur’an’ı açıktan okunurken hiç duymadı. Onlara bunu kim duyurabilecek?” dediklerinde İbni Mesud “Ben” dedi. Ashab “Korkarız, sana bir şey yaparlar, biz kendisini, aşiretinin savunacağı bir adam istiyoruz.” dediler. O “Hayır, ben gideceğim” dedi ve Makam-ı İb­rahim’in yanında durup besmele çekerek Rahman suresini okumaya başla­dı. Sonra sesini yükselterek devam etti. Kureyş toplantı yerlerindeydiler, düşündüler. “Ümmü Abd’in oğlu ne diyor?” dediler. “Muhammed’in kendisi­ne indiğini iddia ettiğini okuyor” dediler. Sonra İbni Mesud’u dövdüler, hat­ta yüzünü yaraladılar. Yine sahih rivayetlerde bildirildiğine göre Rasulullah (s.a.) Nahle denilen yerde sabah namazı kılarken Rahman suresini okudu. Oradan cinlerden bir grup geçiyordu, duydular hemen Rasulullah’a iman ettiler.

Tirmizi’nin rivayetine göre Cabir şöyle dedi: Rasulullah (s.a.) ashabı­nın yanına çıktı. Onlara, Rahman suresini başından sonuna kadar okudu. Sükût ettiler. Sonra Rasulullah (s.a.) şöyle dedi: Bu sureyi cin gecesi cinle­re okudum, sizden daha güzel karşılık veriyorlardı. “O halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalan sayabilirsiniz?” ayetlerine geldikçe “Nimetlerinden hiçbir şeyi, ey Rabbimiz, yalan sayamayız, hamdimiz yalnız sanadır.”

İşte bu rivayetler bu surenin Mekkî olduğuna delildir