٢٩
يَسَْلُهُ مَنْ فِى السَّموَاتِ وَالْاَرْضِ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فى شَاْنٍ
(29) yes’eluhu men fissemavati vel’ardı kulle yevmin huve fi şe’nin
Göklerde ve yerde ne varsa ondan isterler o her gün bir iştedir
| 1. | yes’elu-hu | : ondan ister |
| 2. | men | : kimseler |
| 3. | fî es semâvâti | : semalarda, göklerde |
| 4. | ve el ardı | : ve arz, yeryüzü, yer |
| 5. | kulle | : her |
| 6. | yevmin | : gün |
| 7. | huve | : o |
| 8. | fî şe’nin | : bir şe’n, ayrı bir tecelli, yeni bir oluş üzerindedir |
يَسْأَلُهُO’ndan isterمَنْ ne varsaفِي السَّمَاوَاتِgöklerdeوَالْأَرْضِve yerdeكُلَّ herيَوْمٍ günهُوَ Oفِي شَأْنٍ bir iştedir
SEBEB-İ NÜZUL
Mukâtil der ki: Yahudiler: “Allah cumartesi günü hiçbir şeye hükmetmez.” dediler de bu âyet-i kerime bunun üzerine nazil oldu






