٣٩
وَمَااتَيْتُمْ مِنْ رِبًا لِيَرْبُوَا فى اَمْوَالِ النَّاسِ فَلَا يَرْبُوا عِنْدَ اللّهِ وَمَا اتَيْتُمْ مِنْ زَكوةٍ تُريدُونَ وَجْهَ اللّهِ فَاُولءِكَ هُمُ الْمُضْعِفُونَ
(39) ve ma ateytüm mir ribel li yerbüve fi emvalin nasi fe la yerbu indellah ve ma ateytüm min zekatin türidune vechellahi fe ülaike hümül mud’ifun
Artış olsun diye verdiğimiz faiz insanlara mallarında Allah katında artmaz verdiğiniz zekat ise, Allah’ın rızasını isteyerek işte (ecirlerini) kat kat artıranlar bunlardır
| 1. | ve mâ âteytum | : ve size verdiğiniz şey |
| 2. | min riben | : ribadan, faizden |
| 3. | li yerbuve | : artsın diye |
| 4. | fî | : içinde |
| 5. | emvâli | : mallar |
| 6. | en nâsi | : insanlar |
| 7. | fe | : o zaman |
| 8. | lâ yerbû | : artmaz |
| 9. | indallâhi (inde allâhi) | : Allah’ın katında |
| 10. | ve mâ âteytum | : ve sizin verdiğiniz şey |
| 11. | min zekâtin | : zekâttan |
| 12. | turîdûne | : istersiniz |
| 13. | vechallâhi (veche allâhi) | : Allah’ın vechi, yüzü |
| 14. | fe | : böylece |
| 15. | ulâike | : işte bunlar |
| 16. | hum | : onlar |
| 17. | el mudıfûne | : kat kat arttıranlar |
SEBEB-İ NÜZUL
Süddî’den rivayete göre Sakîfliler’in aldıkları faizler hakkında nazil olmuştur.
Nehaî’den bu âyet-i kerimenin nüzul sebebi olarak garip bir rivayet zikrederler. Demiş ki: Bu âyet-i kerime yakınlarına, akrabalarından ihtiyaçlı olanlara infakta bulunarak bu infakları sayesinde mallarının artmasını bekleyen, bu infakları üzerine Allah’ın mallarını artıracağını uman bazı müslümanlar hakkında nazil oldu.






