٤
وَعَجِبُوا اَنْ جَاءَهُمْ مُنْذِرٌ مِنْهُمْ وَقَالَ الْكَافِرُونَ هذَا سَاحِرٌ كَذَّابٌ
(4) ve acibu en cae hüm münzirun minhüm ve kalel kafirune haza sahirun kezzab
Geldiğinde acayip karşıladılar onlara içlerinden bir uyarıcı kâfirler dedi bu yalancı bir sihirbazdır
| 1. | ve acibû | : ve acayiplerine gitti |
| 2. | en câe-hum | : onlara gelmesi |
| 3. | munzirun | : bir uyarıcı |
| 4. | min-hum | : onlardan |
| 5. | ve kâle | : ve dedi |
| 6. | el kâfirûne | : kâfirler |
| 7. | hâzâ | : bu |
| 8. | sâhirun | : büyücü, sihirbaz |
| 9. | kezzâbun | : çok yalancı |






