١٥
وَقَالُوا اِنْ هذَا اِلَّا سِحْرٌ مُبينٌ
(15) ve kalu in haza illa sihrum mübin
Bu ancak diyorlar açık bir sihirdir
| 1. | ve kâlû | : ve dediler |
| 2. | in hâzâ illâ | : bu sadece |
| 3. | sihrun | : bir büyü, sihir |
| 4. | mubînun | : apaçık |
SEBEB-İ NÜZUL
Rivayete göre bir gün Hz. Peygamber, kimsenin olmadığı bir arazide koyunlarını otlatmakta olan Rukâne’ye rastlamış. Rukâne güçlü kuvvetli birisiymiş. Efendimiz ona: “Ey Rukâne, ne dersin seninle güreşelim, eğer ben seni yenersem bana iman eder misin?” demiş. Rukâne de bunu kabul etmiş ve güreşe tutuşmuşlar; Hz. Peygamber onu peşpeşe üç kere yenmiş. Sonra kendisine bazı mucizeler de göstermiş. Meselâ bir ağacı çağırmış, ağaç kendilerine doğru gelmiş. Ama Rukâne verdiği sözü yerine getirmemiş, iman etmemiş, tam tersine Mekke’ye gelerek: “Ey Hâşim oğulları arkadaşınıza (Hz. Peygamber’i kastediyor) yeryüzü halkı büyü yapmışlar.” demiş. İşte bu Rukâne ve benzerleri hakkında bu âyet-i kerimeler nazil olmuş.






