19

    Nüzul SırasıCüzSayfaSure
    58 22429Sebe(34)

١٩

فَقَالُوا رَبَّنَا بَاعِدْ بَيْنَ اَسْفَارِنَا وَظَلَمُوا اَنْفُسَهُمْ فَجَعَلْنَاهُمْ اَحَاديثَ وَمَزَّقْنَاهُمْ كُلَّ مُمَزَّقٍ اِنَّ فى ذلِكَ لَايَاتٍ لِكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ

(19) fe kalu rabbena baid beyne esfarina ve zalemu enfüsehüm fe cealnahüm ehadise ve mezzaknahüm külle mümezzak inne fi zalike le ayatil li külli sabbarin şekur
Ey Rabbimiz! dediler seferlerimizin arasını uzaklaştır kendi nefislerine zulüm ettiler böylece onları yaptık ibret için onların hepsini darmadağın hale getirdik elbette bunda ibret vardır çok sabreden ve şükür eden herkes için

1. fe : o zaman, böylece, buna rağmen, fakat
2. kâlû : dediler
3. rabbe-nâ : Rabbimiz
4. bâid : uzak kıl
5. beyne : arası
6. esfâri-nâ : seferlerimiz
7. ve zalemû : ve zulmettiler
8. enfuse-hum : kendi nefslerine
9. fe : o zaman, böylece, buna rağmen, fakat
10. cealnâ-hum : onları kıldık
11. ehâdîse : hadîs, nesilden nesile anlatılan sözler (efsane)
12. ve mezzaknâ-hum : ve onları parçaladık, dağıttık
13. kulle : hepsi, bütün, tamamı
14. mumezzakın : parçalanmış olarak, parça parça
15. inne : muhakkak
16. fî zâlike : işte bunda vardır
17. le : elbette
18. âyâtin : âyetler
19. li kulli : hepsi için
20. sabbârin : çok sabreden
21. şekûrin : çok şükreden