١٩
اَمَّا الَّذينَ امَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَلَهُمْ جَنَّاتُ الْمَاْوى نُزُلًا بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
(19) emmelleziyne amenu ve amilus salihati fe lehüm cennatül me’va nüzülem bi ma kanu ya’melun
Amma iman edip salih amel işleyenlere artık onlar için me’va cennetleri (var) yerleşecekleri yer yaptıklarına karşılık olarak
| 1. | emmâ | : ama, fakat |
| 2. | ellezîne | : o kimseler, onlar |
| 3. | âmenû | : âmenû oldular, Allah’a ulaşmayı dilediler |
| 4. | ve amilû es sâlihâti | : ve salih amel, nefs tezkiyesi yaptılar |
| 5. | fe | : artık, işte |
| 6. | lehum | : onlar için (vardır) |
| 7. | cennâtu | : cennetler |
| 8. | el me’vâ | : meva, barınma |
| 9. | nuzulen | : ikram olarak |
| 10. | bi mâ | : sebebiyle, dolayısıyla |
| 11. | kânû | : oldular |
| 12. | ya’melûne | : yapıyorlar |






