139

١٣٩

فَكَذَّبُوهُ فَاَهْلَكْنَاهُمْ اِنَّ فى ذلِكَ لَايَةً وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنينَ

(139) fe kezzebuhü fe ehleknahüm inne fi zalike le ayeh ve ma kane ekseruhüm mü’minin
Böylece onu yalanladılar, biz de onları helak ettik şüphesiz bunda bir ibret (vardır) onların çoğu olmadı iman edenlerden

1. fe : artık, böylece
2. kezzebû-hu : onu tekzip ettiler, yalanladılar
3. fe : artık, böylece, bu sebeple
4. ehleknâ-hum : onları helak ettik
5. inne : muhakkak
6. fî zâlike : bunda var
7. le : elbette, mutlaka
8. âyeten : bir âyet
9. ve mâ kâne : ve olmadı
10. ekseru-hum : onların çoğu
11. mu’minîne : îmân edenler, mü’min olanlar, Allah’a ulaşmayı dileyenler