١٠٩
يَوْمَءِذٍ لَا تَنْفَعُ الشَّفَاعَةُ اِلَّا مَنْ اَذِنَ لَهُ الرَّحْمنُ وَرَضِىَ لَهُ قَوْلًا
(109) yevmeizil la tenfeuş şefaatü illa men ezine lehür rahmanü ve radiye lehu kavla
o gün (kimsenin) şefaati fayda vermez ancak rahman’ın izin verdiği kimse ve sözünde razı olduğu (hariç)
| 1. | yevme izin | : o gün, izin günü |
| 2. | lâ tenfau | : fayda vermez |
| 3. | eş şefâatu | : şefaat |
| 4. | illâ | : ancak, den başka |
| 5. | men ezine | : izin verdiği kimse |
| 6. | lehu | : ona |
| 7. | er rahmânu | : Rahmân (Allah) |
| 8. | ve radıye | : ve razı oldu |
| 9. | lehu | : o, ona, ondan |
| 10. | kavlen | : söz |






