8

    Nüzul SırasıCüzSayfaSure
    113 10187Tevbe(9)

٨

كَيْفَ وَاِنْ يَظْهَرُوا عَلَيْكُمْ لَا يَرْقُبُوا فيكُمْ اِلًّا وَلَا ذِمَّةً يُرْضُونَكُمْ بِاَفْوَاهِهِمْ وَتَاْبى قُلُوبُهُمْ وَاَكْثَرُهُمْ فَاسِقُونَ

(8) keyfe ve iy yazheru aleyküm la yerkubu fiküm illevve la zimmeh yürduneküm bi efvahihim ve te’ba kulubühüm ve ekseruhüm fasikun

nasıl (sözleşme olabilir) eğer size galip gelmiş olsalar sizin hakkınızda gözetmezler ne bir ahit, ne de bir zimmet razı etmeye çalışırlar sizi onlar ağızları ile ama karşıdır onların kalpleri onların çoğu fasıktır

1. keyfe : nasıl
2. ve in : ve eğer
3. yazherû : kuvvetlenirler, arka çıkarlar
4. aleykum : size karşı
5. lâ yerkubû : gözetmezler
6. fî-kum : sizin hakkınızda
7. illen : yakınlık, akrabalık veya ahd
8. ve lâ : ve yoktur, değildir, olmaz
9. zimmeten : bir zimmet, ahdden doğan bir hak
10. yurdûne-kum : sizi razı ederler
11. bi efvâhi-him : ağızları ile, sözleriyle
12. ve te’bâ : ve direnir, çekimser kalır
13. kulûbu-hum : onların kalpleri
14. ve ekseru-hum : ve onların çoğu
15. fâsikûne : fasıklar