٤٩
ثُمَّ يَاْتى مِنْ بَعْدِ ذلِكَ عَامٌ فيهِ يُغَاثُ النَّاسُ وَفيهِ يَعْصِرُونَ
(49) sümme ye’ti mim ba’di zalike amün fihi yüğasün nasü ve fihi ya’sirun
sonra bunların arkasından gelecek yağmurlu yıllar insanlar (yardım görecek) (elde etikleri) şeylerden faydalanacaklar
| 1. | summe | : sonra |
| 2. | ye’tî | : gelecek |
| 3. | min ba’di | : …dan sonra |
| 4. | zâlike | : bu |
| 5. | âmun | : sene, yıl |
| 6. | fî-hi | : onda, içinde |
| 7. | yugâsu en nâsu | : insanlara yardım edilecek, yardım görecekler, yağmur verilecek, verimli, bol mahsullü olacak |
| 8. | ve fî-hi | : ve onda (o yılda) |
| 9. | ya’sırûne | : meyvelerin suyunu sıkacaklar, |
AÇIKLAMA
Kıssa şu şekilde meydana gelmişti: Bu rüya kralı çok korkutmuş, bu rüyanın şekli ve nasıl tefsir edileceği hususunda meraka düşmüştü. Kral kâhinleri, devlet büyüklerini ve emirlerini toplamış, onlara gördüğü rüyayı anlatmış, onlardan bu rüyanın tabirini istemişti. Onlar bu tabiri yapamadılar, bu rüyanın karmakarışık düşler olduğunu söyleyerek tabir etmekten mazur olduklarını söylediler.
Ayetlerin toplu manası şudur: Mısır kralı dedi ki: Ben rüyamda beni dehşete düşüren bir olay gördüm. Kuru bir nehirden çıkan yedi semiz inek gördüm. Bu yedi ineği yedi kuru ve zayıf inek yiyordu. Ayrıca taneleri olgunlaşmış yedi yeşil başağı biçilme vakti yaklaşmış başka yedi kuru başak sarmıştı.
Kral kavminden ileri gelen kâhinler ve bilginlere rüya tabirini, bu rüyanın hayalî manasının beyanını ve gerçek âlemdeki tercümesini biliyorsanız, bana bu rüyamı tabir edin, dedi.
İleri gelenler şöyle dediler: Bu rüya uyuyan kimseye şuuraltında görünen, hiçbir anlamı olmayan, hazımsızlık, mide bulanması, bazan da yorgunluktan meydana gelen hayal ve düşüncelerden karmakarışık düşlerdendir. Biz bu gibi rüyaların tabirini bilemeyiz. Bu, doğru bir rüya olsaydı da yine bunun tabirini bilemezdik.
İşte o anda Hz. Yusuf (a.s.)’un zindandaki iki arkadaşından ölümden kurtulan şarapçı, Hz. Yusuf (a.s.)’u hatırladı. Şeytan Hz. Yusuf (a.s.)’un ona yaptığı “durumunu krala arzetmesi” tavsiyesini unutturmuştu. Bu tavsiyeyi unuttuktan sonra uzun bir müddet sonra hatırlamıştı. Şarapçı krala ve onun etrafında toplanan ileri gelenlere şöyle dedi: Ben size bu rüyanın tabirini bildiririm. Beni şu anda zindanda bulunan arkadaşım Yusuf a gönderin. (Bu hitap kral ve etrafındaki topluluğa yahut tazim yoluyla sadece krala hitaptır).
Onu Yusuf a gönderdiler ve Yusuf a “Ey Yusuf, Ey sözlerinde, davranışlarında, olayların tefsiri ve rüya tabirinde çok sadık olan zat!. Kralın gördüğü rüya hakkında bize fetva ver. Umulur ki senin bu rüyayı tabir etmen sebebiyle Allah sana bir çıkış kapısı ve huzur nasip eder” dedi.
Hz. Yusuf (a.s.) yaptığı tavsiyeyi unutması sebebiyle eski zindan arkadaşına tenkit ve sitemde bulunmaksızın ve öncelikle zindandan çıkarılması şartını koşmaksızın bu rüyanın tabirini anlattı, onlara on dört senelik planı açıkladı.
İlk yedi senede peşpeşe verimlilik ve yağmur gelecek dedi. Sığırları senelerle tefsir etti. Çünkü sığırlar meyve ve sebzelerin yetişmesine sebep olan toprağı sürmektedir. İşte böylece yeşil başaklar elde edilir.
Bundan sonra verimlilik yıllarında ne yapacaklarına işaret etti ve şöyle dedi: Bu yedi verimli yıllarda elde ettiğiniz meyve, sebze ve tahıllardan yiyeceğiniz az bir miktar hariç kurtlar ve böcekler yemesin diye ekinleri başağında saklayın. Bu durumu inceleyin, gelecek zorlu yedi yılda istifade emeniz için bu hususta israf etmeyin. Bu peşpeşe gelen verimli yedi yılı izleyen yedi kurak yıl semiz yedi ineği yiyen kuru, zayıf yedi inektir. Kuraklık yıllarında verimlilik yıllarında topladıkları yenilecektir. Kuru başaklar bu kuraklık yıllarıdır. Kıtlık yıllarında yeryüzü hiçbir şeyi yeşertmeyecek, ektiklerinden hiçbir şey elde edilmeyecektir.
Bunun için dedi ki: “Onlar bu hazırladığınız şeylerden pek azı hariç hepsini yerler.” Yani ahali, ekmek için sakladığınız biriktirdiğiniz tohumlardan bir kısmı müstesna, bu geçen verimli yıllarda biriktirdiğiniz tahılların hepsini kurak yıllarda yerler. (Yemeyi yıllara nispet ettiği, ama bununla ahaliyi murat ettiği anlaşılmaktadır.)
Özetle: Hz. Yusuf (a.s) semiz inekler ve yeşil başakları verimli yıllarla, zayıf inekler ve kuru başakları da kıtlık yıllarıyla tabir etti.
Sonra onlara bol yağmurlu bir yılın geleceğini müjdeledi. O yıl memleket bereketle dolar. İnsanlar normal olarak elde ettikleri zeytinyağı, şeker pancan, hurma ve üzüm suyu vb. sıkma işleriyle meşgul olurlar.
Bu gelecekte olacak gaybî hadiselerden haber verme Allah’ın vahyi ve ilhamı iledir, yoksa sadece rüya tabiri değildir. Bu, aynı zamanda rüyanın yorumundan sonraki on beşinci yılın mübarek, verimli, hayrı çok, nimetleri bol bir yıl olacağı müjdecisidir. Bu vahiy yoluyla verilen bir haberdir.






