٩٩
فَلَمَّا دَخَلُوا عَلى يُوسُفَ اوى اِلَيْهِ اَبَوَيْهِ وَقَالَ ادْخُلُوا مِصْرَ اِنْ شَاءَ اللّهُ امِنينَ
(99) fe lemma dehalu ala yusüfe ava ileyhi ebeveyhi ve kaledhulu misra in şaellahü aminin
vaktaki yusuf’un huzuruna girdiler anasını ve babasını kucakladı mısır’a girin dedi ve Allah’ın dilemesi ile emin olarak
| 1. | fe lemmâ | : böylece, olduğu zaman |
| 2. | dehalû | : girdiler |
| 3. | alâ yûsufe | : Yusuf’a (yanına, huzuruna) |
| 4. | âvâ ileyhi | : kendi yanına aldı (barındırdı) |
| 5. | ebeveyhi | : onun annesi, babası |
| 6. | ve kâledhulû (kâle udhulû) | : ve “giriniz” dedi |
| 7. | mısra | : Mısır’a |
| 8. | in şâallâhu (in şâe allâhu) | : eğer Allah dilerse |
| 9. | âminîne | : emin olanlar, güvende olanlar |






